nefret ofke

Hepimiz mutsuzuz!

Farkında değiliz ama üzerimize üzerimize geliyor sahte olan her şey! Hele insanlar; hiç kendi gibi olamamış, içi alabildiğine darmadağın, yapmacık gülücük saçan, dışı şıkır şıkır ama kalbi bomboş insanlar.

...

Derdimiz sadece yeme içme, gezme olsaydı insan olur muyduk? Söyleyin kaçımız huzurla uykuya daldı da keyifli bir şarkı söyleyerek uyandı sabaha.. Biraz samimiyet, bir parça huzur, yaşama tutunmak için. Ya merhamet onu gören var mı? Neden gülümsemiyoruz komşumuza, Neden bir çocuğun saçını okşayıp, selam vermiyoruz. Neden derin bir nefes alıp varlığımıza şükretmiyoruz. Neden güneşi göremeyip karanlıklara koşuyoruz. Neden sevgimizi esirgiyoruz. Farkında olan var mı?

Bize verilen en güzel duyguları nefret ve öfkeyle kalbimize kilitledik. Üzerine kinden yığılmış topraklar örttük. Almayı düşlediğimiz her maddi hayal biraz daha kalbimizi öldürdü. Oysa sevgi hangi aşa konsa bal, hangi eve girse cennet olurdu. Şimdi herkes bir parça umut istiyor, içinde biraz muhabbet bolca huzur olsun diye... Oysa kimse birbirini sevmeyi denemiyor. Kalbinin kapılarını aralayıp kendi güneşini göremiyor. Neden mutsuzuz anladık mı?

Biz aslında sevmeden sevilmek istiyoruz.

Ya da asıl sevilmesi gerekeni bilmeden suretlere aldanıyoruz.

Leviza Refatova