Günah keçisi aslında Yahudilerin eskiden her yıl günahlarını yükledikleri inancıyla çöle, vahşi tabiata saldıkları veya çöle götürülmek üzere başıboş bıraktıkları, tüm toplumun günahlarını sırtında taşıyan keçiye verilen addır.

"Günah keçisi" deyimi, iyi gitmeyen her türlü işten sorumlu tutulan, başkalarının cezasını ve sorumluluğunu çeken kişi anlamında kullanılır. Deyimin kökeni Yahudiliğin inanış ve tarihinde vardır.

Yıllık günah çıkarma merasimlerinin bitiminde, en yüksek seviyedeki Musevi din adamı Allah'a adamak üzere iki keçi seçer. Bunlardan biri kesilerek Allah'a kurban edilecek, diğeri de İsrail halkının tüm günahlarını üzerine yüklenerek çöle salınacaktır. İki hayvan için bir kura düzenlenir.

Kesilecek kurban edilmek üzere ismi çıkan keçiyi din adamı Aaron keserek kurban eder. Sonra ellerini ikinci keçinin başına koyarak İsrail halkının ozamana kadar yaptığı bütün haksızlıkları, kötülükleri, itaatsizlikleri ve haddini bilmezlikleri, yani akla gelebilecek her türlü günahı keçiye geçirir. Bu keçi sırtında toplumun tüm günahları, insanları arkasında günahsız bırakarak çöle doğru gider ve gözden kaybolur. Bu gelenek yüzyıllar boyu tekrar edilir.

Bu keçi başlangıçta "kurtulan keçi" veya "kaçan keçi" olarak anılırken sonradan ismi "günah keçisi"ne dönüşür.